Yayla Turizmi

Yayla Turizmi

GÖKSUN - Yayla Turizmi
Yüksek dağları, dağların çevresinde yer alan düzlükleri ve ayrıca serin havası ile yaylacılık açısından son derece zengin bir yer olan Göksun’da Binboğa ve Berit dağlarının çevrelediği bölgede çok sayıda yayla bulunmaktadır.
Özellikle Karacoğlan’ın şiirlerinde de kendisine yer bulmuş olan;
Göksundur, yaylanın hası/Eridi gönlümün pası/Deli ardıç mağarası/ Karataş’ın belin gördüm
Karataş Yaylası, Meryemçil Yaylası ve Kurugöl Yaylası yörenin en gözde yaylası konumundadır.
Yine dünyaca ünlü seyyah Evliya Çelebinin Seyahatnamesinde Göksun şu ifadelerle yer almaktadır. “Gece gündüz gezip dolaşan, denizlerin ve karaların meşhur seyyahları Papamonta (Mapa Monda, Dünya Haritası), Atlas Minor (müellifi Gerhard Mercator öl.1594) ve Coğrafya isimli eserlerin yazarlarının belirttiklerine göre yeryüzünde tam olarak 148 adet ulu dağ vardır. Bunların bazıları yukarı kısımlarda belirtilmiştir. Göksun yaylasının bulunduğu dağ, bu sayılan 148 yüce dağdan biridir. Öyle yüksek bir dağdır ki, semasında Allah’ın en sevdiği melekler (melek-i mukerrebûn) dolaşır. Öyle bir büyük dağdır ki, yaylasında nerdeyse bir milyon insan rahat bir şekilde dolaşır, on milyon hayvan da bu geniş yaylada barınabilir. Konya ve Maraş Eyaletleri halkı ve birçok Türkmen boyları bu yaylaya konargöçerler ama o kadar geniştir ki, birbirlerinden haberleri olmaz. Bu yüce dağda o kadar çeşitli bitki, çiçek ve ağaç yetişir ki, başka yerlerin yaylaklarında bulunmaz. Binlerce pınarlar, gözler vardır ki, her biri birer âb-ı hayat gibidir…”

Göksun’un tarih boyunca önemli bir geçiş bölgesi olmasında sık ormanları ile zengin bitki örtüsünün ve bu yönüyle hem gıda temini hem de güvenlik açısından sağladığı avantajın büyük rolü olduğu bilinmektedir. Tarihte böyle bir öneme sahip olan Göksun, günümüzde de bozulmamış doğasıyla dikkat çekmektedir. Özellikle Kuzeybatıdaki Mürsel Mahallesinden başlayıp güneye doğru Büyükçamurlu Mahallesine kadar devam eden çam ormanları, hem yaya yürüyüşü, hem bisiklet turu, hem de atlarla gezilebilecek çok özel bir mekândır. Adana sınırında yer alan ve tarihi çınar ağaçlarının arasından yoluna devam ederek yaklaşık 8 kilometre mesafedeki Hançer Kanyonu ile birleşen Cödden Vadisi ile yeşilin farklı tonları, su kaynakları ve tertemiz havasıyla bir oksijen deposu olan bölge doğa tutkunlarını beklemektedir.